SÜKÛTUN ÇIĞLIKLARI:.

Çığlıklarımız nostaljiye mahkûm olamaz. Nostaljilere mahkûm duygulardan ne hayır gelir. Bizim çığlıklarımız mazidir, haldir ve istikbâldir.

Bediüzzaman ve Necip Fazıl

Posted by Mecnûn 31/07/2007

Üstad Bediüzzaman’ın Üstad Necip Fazıl’a Nazariyetleri

Bediüzzaman’ın İstanbul muhakemesi sırasında bende kendini yakından görmek ve
İslâm yolunda çırpınaa bu muhterem mücahidi göz ve kulak planında tanımak arzusu doğdu. Otel, kapısından itibaren Nur talebeleriyle doluydu. Kendimi haber verdim. Beni yukarı kata çıkardılar. O katta da hizmetine bakan talebeler… Bu gençlerin yüzlerinde ziyaretimden memnunluk duyduklarını ilan eden mânâlar… Beni, içinde, dar ve tek kişilik bir karyola bulunan bir odaya aldılar ve:

-İşte Necip Fazıl!;

Der gibi bir eda ile huzuruna çıkardılar.

Derinlerden bakan hummalı gözlerin hâkim olduğu sakalsız bir çehrede, içine kapanık bir hâl… Heybet hissinden ziyade, davasına teslim olmuş çilekeş bir insan intibaını aldım. Beni “Büyük Doğu” faaliyetimle tanıyorlar ve o tarihlerde henüz başlarında olduğum hapislerimi biliyorlardı.

Bana iltifat ettiler ve aynen şu kelimeleri söylediler:

“-Seni Nur Risalesine 40 yıl hizmet etmiş (sene sayısını tam hatırlamıyorum; daha az veya daha çok olabilir) kabul ediyorum!”

Kendi kıymet hükümlerine göre bu gayet cömert iltifata teşekkürle mukabele edip huzurlarından ayrıldım ve ondan sonra kendilerini bir kere daha görmek fırsatına eremedim.

İtiraf edeyim ki, beni 20 veya 40 yıl Nur Risalesine hizmet etmiş kabul etmelerindeki tevcih (sözle işaret etmesi) biraz garibime gitmişti. Ben Nur talebesi değildim ve olmama imkan yoktu. Benim kendisinde taktir ettiğim tek nokta küfre karşı mücadelesi ve düşman kutuplar üzerindeki iştirakimizdi. İslâmî kemâl davası ayrı mesele…

1 — «Sözler», «Mektubat», «Lem’alar», «Şualar» diye dört büyük kısımdan teşekkül eden ve 130 parça hâlinde bütünleşen Nur Risalesi, bu büyük ve son derece tesirli eser, Kur’an sırlarına dayalı bir İslâmî hikmet manzumesidir ve bu ölçüyle ele alınmalı ve değerlendirilmelidir.

2 — Nurculuk asla bir tarikat veya mezheb değildir; ve ruhanî terbiye yoliyle zevkini şeriat ve hakikattan almış muhterem bir zâtın etrafındaki vecd ve bağlılık halkasından ibarettir.

3 — Said Nursî Hazretleri, kisbî olanaktan ziyade vehbî bir ilim ve dehâ çapında bir zekâ ile nimetlendirilmiş kemâlli bir insan ve nihaî çapta muhterem ve muhteşem bir mücahid olup, sürdüğü hayata nispetle bir hâl ve ruhanî makam sahibi olması muhakkak bulunmakla beraber, asıl kıymeti tefekkürî sahada aranması gereken halis bir Müslüman ve örneklik şerefte bir mazlumdur.”

_________________

Son Devrin Din Mazlumları kitabından

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

 
%d blogcu bunu beğendi: