SÜKÛTUN ÇIĞLIKLARI:.

Çığlıklarımız nostaljiye mahkûm olamaz. Nostaljilere mahkûm duygulardan ne hayır gelir. Bizim çığlıklarımız mazidir, haldir ve istikbâldir.

  • “Bismillah Her Hayrın Başıdır”

    bismillah.gif
  • Enter your email address to follow this blog and receive notifications of new posts by email.

    Diğer 8 takipçiye katılın

  • Kitap Kitap Kitap

  • MP3 ÇALAR

    Aşadaki MP3 ÇALAR ı dinleyebilmek için klasörlerden dinlemek istediğinizi klasörü seçin. Daha sonra da içindeki dosyalardan istediğiniz mp3 ü tıklayın. Ayrıca Dinlediğiniz dosyanın üzerinde mause nuzun sağ tuşuna basarak indirebeilirsiniz.
  • Fotoğraflar

    142_Buyuk

    141_Buyuk

    112_Buyuk

    98_Buyuk

    95_Buyuk

    91_Buyuk

    87_Kucuk

    85_Buyuk

    82_Buyuk

    81_Buyuk

    Diğer Fotoğraflar
  • RNK’dan

    soz.jpg
  • Işık Adam Şiiri

    Fethullah Gülen Bediüzzaman Said Nursi
  • Twitter Güncelleştirmeleri

  • Topluluk

  • Osmanlıca Kursu İndir

    1. Bölüm indirbutonu.jpg

    2. Bölüm indirbutonu.jpg

    3. Bölüm indirbutonu.jpg

    4. Bölüm indirbutonu.jpg

    5. Bölüm indirbutonu.jpg

    6. Bölüm indirbutonu.jpg

    7. Bölüm indirbutonu.jpg

    8. Bölüm indirbutonu.jpg

    9. Bölüm indirbutonu.jpg

    10. Bölüm indirbutonu.jpg

    Tamamı indirbutonu.jpg

  • Ağustos 2014
    Pts Sal Çar Per Cum Cts Paz
    « Oca    
     123
    45678910
    11121314151617
    18192021222324
    25262728293031
  • Toplam Gösterim

    • 433,145 gösterim
  • Meta

  • Aktif Ziyaretçi

    page counter
  • Tavsiye Linkler

    sızıntı okumak hayatı okumaktır
  • linkk
  • Linkler

Posts Tagged ‘rasim özdenören’

ERDEM BEYAZIT DUALARLA UĞURLANDI

Posted by Mecnûn 07/07/2008

Şair, yazar ve eski milletvekili Erdem Beyazıt, Eyüp Camii’nde kılınan cenaze namazının ardından, Eyüp Sultan Mezarlığı’nda toprağa verildi.

Sanat hayatının 50. yılında yakalandığı akciğer kanserine yenik düşerek hayata veda eden şair, düşünce adamı ve eski milletvekili Erdem Beyazıt, Eyüp Sultan Camii’nde ikindi vakti kılınan cenaze namazının ardından toprağa verildi.

Cenaze törenine, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Hayati Yazıcı, Devlet Bakanı Mehmet Şimşek, İçişleri Bakanı Beşir Atalay, Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehdi Eker, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Hilmi Güler, Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Egemen Bağış, CHP İstanbul Milletvekili İlhan Kesici, TMSF Başkanı Ahmet Ertürk, İstanbul Valisi Muammer Güler, Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah, AA Genel Müdür Yardımcısı Ahmet Tek, İTO Başkanı Murat Yalçıntaş ile çok sayıda vatandaş katıldı.

Erdem Beyazıt’ın Türk bayrağına sarılı tabutu başında iki polis memuru tören süresince nöbet tuttu.

Cami avlusunda Erdem Beyazıt’ın eşi Ayşegül Beyazıt, çocukları Yusuf, Ahmet Fırat Beyazıt, Meral Uyar, Sevda Beyazıt Kaçar, taziyeleri kabul etti.

Cenaze töreni öncesi camiye gelen Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ikindi namazını burada kıldı. Gül ve Erdoğan, daha sonra Ayşegül Beyazıt ile çocuklarına başsağlığı diledi.

İstanbul İl Müftüsü Mustafa Çağrıcı’nın kıldırdığı cenaze namazının ardından, Eyüp Müftüsü İsa Gürler, Erdem Beyazıt için cemaatten helallik istedi.

Çağrıcı, cenaze töreninde yaptığı konuşmada, edebiyat dünyasının güzel insanlarından Erdem Bayazıt’ın hakkın huzuruna kavuştuğunu ifade ederek, Bayazıt’ın, ”Bekleyin geliyor ölüm sessizce. Bekleyin geliyor ölüm kucağınıza” dizelerini anımsattı.

Beyazıt’ın, adıyla müsemma erdem timsali bir insan olduğunu ve edebiyat alanında verdiği eserlerle edebiyatın da hakkını verdiğini dile getiren Çağrıcı, ”Bir mümin olarak bu dinin iyi bir mensubu, verdiği güzel eserlerle bu ülkenin güzel bir temsilciydi” dedi.

Beyazıt’ın cenazesi daha sonra, Cumhurbaşkanı Gül, Başbakan Erdoğan, Milli Eğitim Bakanı Çelik, Kültür Bakanı Günay’ın da bulunduğu kişilerce bir süre omuzlarda taşınarak, cenaze aracına konuldu.

Erdem Beyazıt’ın cenazesi daha sonra Eyüp Sultan Mezarlığı’na defnedildi.

BEYAZIT’IN ARDINDAN

Cenaze töreninde basın mensuplarına açıklama yapan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Hilmi Güler, ”Hepimizin ağabeyiydi. Aynı zamanda bir düşünür, bir şair ve yiğit bir insandı. Bayazıt’ın ‘İyi insanlar atlarına binip gittiler’ diye sözleri vardı. Baki kalan bu kubbede hoş bir sada olması lazım. Erdem Bey de bu hoş sadayı bırakıp gitti. Yeri zor doldurulacak bir isimdi. Alçak gönüllü, beyefendi ve harikulade bir şairdi. Allah rahmet eylesin” dedi.

Güler, Bayazıt’ın birçok şiirinin hafızasında yer ettiğini ancak düşüncelerini paylaştığı bir insan olduğunu ifade ederek, onun şiirinden feyz alanların ona layık olmaya çalışacaklarını umduğunu söyledi.

BEŞİR ATALAY

İçişleri Bakanı Beşir Atalay da Erdem Bazayıt’ın büyük bir şair, yazar ve entelektüel bir insan, toplumun yetiştirdiği büyük bir değer olduğunu bildirdi.

Beyazıt’ı üniversite öğrenciliği yıllarından beri tanıdığını ve yakın bir dostluğu olduğunu ifade eden Atalay, ”Gerçekten büyük bir şairdi. Şiirleri ile ilgili eminim gerçek iyi değerlendirmeler önümüzdeki günlerde olur. Kendisine Allah’tan rahmet diliyordum” diye konuştu.

Beşir Atalay, Bayazıt’ın yaklaşık 2 yıldır hasta olduğunu, bu süre içinde de onu ziyaret ettiğini anlatarak, ”Ülkemizin gerçekten önemli değerlerinden birisiydi. Türkiye’nin yetiştirdiği Hasan Doğan ve Erdem Beyazıt gibi 2 değeri bugün ahirete yolcu etmiş bulunuyoruz” dedi.

BEYAZIT’IN ÖZ GEÇMİŞİ

Kahramanmaraş’ta, 1939 yılında doğan Erdem Beyazıt, ilk ve ortaöğrenimini burada tamamlayarak 1971’de Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesinin Türk Dili ve Edebiyatı bölümünden mezun oldu.

Kurucusu olduğu Akabe Yayınlarının ve Mavera dergisinin yönetimini üstlenen Bayazıt’ın, ilk şiir kitabı ”Sebeb Ey” 1972 yılında Edebiyat Yayınları arasında yayımlandı. Son şiirleri ”Risaleler” adı altında 1987’de Akabe Yayınlarından çıktı.

1981 yılı Temmuz ayında Ajans 1400 adlı bir firmanın film ekibiyle beraber Afganistan’a doğru yola çıkan şair, Şenol Demiröz, Yücel Çakmaklı, Ahmet Bayazıt, Çetin Tunca, Halil İbrahim Sarıoğlu ve Necdet Taşçıoğlu’ndan oluşan çekirdek bir kadro ile Pakistan’ın Peşaver kenti başta olmak üzere İran, Hindistan ve Afganistan içlerini gezerek izlenimlerini ”İpek yolundan Afganistan’a” adlı eserinde topladı. Bu eserle 1983 yılında Türkiye Yazarlar Birliği Basın Ödülü’nü kazandı.

1984’te Akabe Anonim Şirketinin İstanbul’a taşınması kararıyla bu görevini devrederek yeniden memurluğa dönen Bayazıt, DPT’ye sözleşmeli personel olarak girdi.

Şair, daha sonra bu görevi bırakarak 1987 yılı seçimlerinde Anavatan Partisi’nden Kahramanmaraş milletvekili seçilerek, TBMM’nin 18. Dönemi’nde Milli Eğitim ve Çevre komisyonlarında görev aldı.

Evli ve dört çocuk babası olan Bayazıt’ın şiir ve yazıları Açı, Hamle (Kahramanmaraş), Çıkış (Ankara), Yeni İstiklal, Büyük Doğu, Edebiyat, Mavera, Yedi İklim ve Hece dergilerinde yayımlandı.

Allah Rahmet Eylesin. Mekanı Cennet olsun

_____________________________

www.samanyoluhaber.com

Posted in Genel, Portreler, Şiir | Etiketler: , , , , | Leave a Comment »

Erdem BAYAZIT’IN Anısına

Posted by Mecnûn 07/07/2008

Herkesin isimlerden bahsettiği ama o isimlerin arkasındakini merak etmediği bir çağda, bir huzursuzluk ve öfke çağında geldin ve geçtin aramızdan…

Ölümlüyüz ve sıramız geldikçe mevt kadehinden bir siyah bade de biz yudumluyoruz. Kelimeler kalabalık… Kelimeler yenilmiş klişelere. Kelimeler büyümüş, küçüldükçe içindekiler…

Şair olmak zor bu çağda… Yalnız olmak zor… İstikamet üzere olmak çok zor. Sen ki; erdemini fısıldarken her satırda;

“Ölüm ki sonsuza açılan bir kapıydı, hiç unutmadım / Nasıl unuturum, nasıl unuturum, hiç unutmadım” derken…

Emek, henüz ellerimi nasırlı bir örtüyle boyamamıştı ve henüz kader kalemi, yüreğimi sarsan bir kırışık çizmemişti alnıma… Kalemim, uzayıp gitmiyordu kederli gönüllere…

Küçüktüm ama dizelerinde uçurtmasını yitirmiş bir çocuk hüznü buldum… Büyüdüm mısralarınla… “Diriliş saati”nde seni buldum… Ülkemi buldum… Toprağı sevdim daha büyük harflerle… Daha özenli, daha muştulu günler umuyordum… Senin çağrın yankılanıyordu kulaklarımda…

“Ey bir emre hazırlanan simsiyah gecede / karanlığı emip emip de gebe kalan / ey her depremden sonra biz daha doğrulan / herkesin / veba girmiş bir şehrin hem halkı / hem seyircisi olduğu bir günde / ey düştüğü yerden kalkmaya hazırlanan ülke”

Şairim mızrabın deler geçer yüreğimi…

“Çıkacağız yola / hesap günü gelince / yağmur yüzümüze değince / güneş bir mızrak boyu yükselince”

Avurtlarımda hissiz bir aldanış… Şakaklarımda soğuk bir memleket senfonisi… Dilimi burkan kelimeler… Senin kelimelerin…

Ruhun şad olsun… Hatırın sayılacak, adın anılacak, yazdıkların kurşuni şafaklarda bir işaret fişeği gibi aydınlatacak yolumuzu…

“Önden gidenler için” diyordun… Sen de sonsuzluk rüzgârına karıştın…

“Onlar gittiler / giderken bir muştu gibiydiler”

Rabbim mekânını cennet eylesin.

***Not: Siyahla yazılan tırnak içi mısralar merhum Erdem Beyazıt’a aittir.
__________________

Eşref GÜNAYDIN/ www.samanyoluhaber.com

Posted in Genel, Portreler, Şiir | Etiketler: , , , , | Leave a Comment »

 
Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.